TÜBİTAK 215Z074

 
PROJENİN İSMİ: 

TÜBİTAK 215Z074-Türkiye’de Dağılım Gösteren Alburnus Heckel, 1843 (Teleostei: Cyprinidae) Cinsinin Taksonomik Revizyonu
PROJENİN YÜRÜTÜCÜSÜ:
Prof. Dr. Davut TURAN
PROJEYİ DESTEKLEYEN KURUM/KURULUŞ:
TÜBİTAK
PROJENİN BÜTÇESİ:
445.307,00 TL
PROJENİN TARİHLERİ:
Aralık 2015-Haziran 2018
PROJENİN AMACI:
Cyprinidae ailesine ait olan Alburnus cinsi ile ilgili ilk kayıtlar, Güldenstadt, (1814); Heckel, (1843); Kessler, (1877); Sauvage, (1882); Steindachner, (1897); Berg, (1923); Battalgil, (1941-1942-1943-1944) tarafından verilmiştir. Günümüzde, Bogutskaya,  Küçük ve Ünlü (2000) Manavgat Nehrinde, Özuluğ ve Freyhof, (2007) Bakır Çay ve Gediz Nehrinde ve Elp vd., (2013) Van Gölü havzasında yeni Alburnus taksonlarının yayılış gösterdiğini bildirmişlerdir.
Günümüze kadar Cyprinidae ailesini konu alan çalışmalar kapsamında Alburnus taksonuna ait örnekler Mangıt (2014) tarafından morfolojik ve moleküler özellikleri kullanılarak kısmen de olsa incelenmiştir. Fakat bu çalışmaların hiçbiri Türkiye iç sularının tamamında dağılım gösteren Alburnus türlerini, yayılış alanlarını, moleküler ve morfolojik özelliklerini yeterli düzeyde yansıtmamaktadır. Dolayısıyla ülkemizde balık faunasını belirleme çalışmalarının başladığı günden günümüze kadar bu cinsin taksonomik durumu ve zoocoğrafik özellikleri çalışılmış fakat henüz tanımlanmamış çok sayıda populasyonun varlığı daha önceki yapılan birçok çalışmada gündeme gelmiştir. Bu bilimsel ihtiyaçtan hareketle önerilen bu projede;
1) Alburnus cinsine ait tüm popülasyonlara ulaşılarak morfolojik, osteolojik ve moleküler karakterlere dayalı cinsin geniş bir taksonomik revizyonunun yapılması,
2) Çok disiplinli yaklaşımla literatürde verilen mevcut türlerin yeniden tanımlanması 
3) Olası yeni türlerin belirlenmesi ve cins içerisinde tanımlanan tüm türlerin taksonomik pozisyonlarının ortaya konulması,
4) Kriptik ve endemik türlerin tespiti ve dağılım alanlarının belirlenmesi amaçlanmıştır.
5) Projenin sonuçlarına göre ülkemiz iç su ürünleri av yasaklarında özellikle endemik türlerle ilgili idari yönetim programlarının oluşturulmasına, genetik koruma tedbirlerinin geliştirilmesine ve türlerin sürdürebilirliklerinin sağlanmasına imkan sağlayacaktır